Ebusu-İt’ler

“Ebusuud Efendi” fetvalarını hepimiz duymuşuzdur. Kan ve katliam fetvaları… Bu fetvayı verenleri ise “Efendi” olarak tanıtanlara yuh olsun. Başına Osmanlı fesi takarak “Ebusuud büyük İslam âlimidir. O olmasaydı Osmanlı büyümezdi…” tarzı açıklamalar ancak İslam’dan bihaber, sokak serserilerine ait olabilir.

“Yalan söyleyen Kadir utansın”

İslam suçsuz insanı öldürene ve ölümüne sebep olanı katil olarak adlandırırken, çağdaş Ebusuudlar bunlara ya Efendi ya da Sultan demekteler. Taht uğruna kardeşi katletmeğe peygamberin ve Ehl-i Beyt’inin yaşadığı İslam izin vermez. Ancak Emevi -Yezid anlayışında olanlar bunun İslam olduğunu iddia eder o başka bir şey…

Savaşta rakibinin boğazını kesecekken, yüzüne tükürülmesi üzerine onu “araya nefsim girdi…” diyerek öldürmekten vazgeçen İslam’ın Ali’sini, örnek alanlar, kardeşini katledemez. Ama Yezid’i örnek alınca, kardeşler kalleş olur bir anda…

Alevileri kâfir ve mürtet sayarak kadın, çoluk, çocuk demeden tamamını öldürmeye fetva veren Ebusuud, acaba Müslüman mı?

Eğer Müslüman ise bırakın Alevi olmayı, gayrimüslimlerle savaşırken bile peygamberin ölçüsü ortada iken bu “neidüğü belirsiz Efendi” kimin ölçüsüne uymuş acaba? Kadın, çoluk, çocuk öldürmek…

Hem de “bir insanı öldürmek âlemi öldürmektir” diyen, İslam öğretisi ortada iken…

Hangi efendi İslam’ın dışında bir ölçü koyabilir? Tabi eğer Müslüman ise, yok adam Müslüman değil ajan ise; adam da öldürtür, faiz de yedirtir, örtüyü de inkâr ettirir, Peygamberi de Kelime-i Tevhid’den çıkartır. Hatta banka kurdurur,”kar payı” diye yediği faizle de kudurur…

Beş yüz yıl sonra Ebusuud’u ekranlarda dile getirerek Müslüman’ın namusunu, Müslüman’a helal gösterenler, kendi hanımlarını ve kızlarını küresel efendilerine hazırlasınlar. Suud müftüsü isyancılara daha iyi dövüşsün diye on dört yaşından büyük Suriyeli kızlara tecavüz fetvası veriyor.

Ebusuud da Alevi ve Şii kadınları için aynı fetvayı vermişti. Biri Suud müftüsü, öbürü Ebusuud efendi… Arada beş asır geçmiş ama yol aynı, kafa aynı…

Mısır’dan Yusuf-el Kardavi “Esad’ın ne kadar taraftarı varsa hepsini öldürmek caizdir…” diye bir fetva vermiş. Bu kişi Türkiye’de neredeyse peygamber olarak tanıtılmıştı bir zamanlar. Zıkkımlandığı dolarcıklarla nasılda Müslümanları ve İslam’ı satıyor görebiliyor musunuz?

Tıpkı bizim rektör ve bazı sarıklı ve cübbeliler gibi konuşmuş. Ülkeler farklı olsa da ağız aynı…

Haçlı seferine çıkan Batı dünyası, Müslümanları avlamak için nasılda kekliklerini öttürüyor?

Kimisi Türkiye’den, kimisi Arabistan’dan, kimisi de Mısır’dan ötüyor. Zalim Batı ise “kafeste vakvaklayan besili keklikler” sayesinde İslam dünyasını avlıyor.

Sevgili Peygamberimiz “Müslüman elinden ve dilinden diğer Müslümanların emin olduğu kişidir” buyurmuş.

Eli, dili geçtik, bunların beli de sakat… Uçkur elinde dolaşan aşağılık mahlûklar…

Ellerinden ve dillerinden Müslümanların sürekli zarar gördüğü sapkınlar…

Elleri ile Haçlı değirmenine su taşıyan, dilleri ile Müslüman’ın kanına, canına ve namusuna kasteden Ebusu-itler! … Soyunuz kurusun…

Allah’ın peygamberine tuzak kuran “…Ebuleheb’in elleri kurusun…”. O’nun ümmetine verdikleri fetvalar ile tuzak kuranların da, dilleri kurusun…

Kurusun ki, fitne çıkaran dilleri bir daha zehir saçmasın…

Müslüman’ın kanını, namusunu Müslüman’a helal saymasın…

Ebusu-İt’ler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön